• Cumartesi 14 Aralık

Tüketici Davranışı ve Satın Alma Biçimleri

Paranın icat edilmediği eski zamanlarda bile alışveriş insan yaşamında bulunuyordu. Öyle ki toplumsal yaşamın bir sonucu, iletişimin sunduğu bir olanak olan alışveriş; başlarda takas yöntemi ile gerçekleştirilse de paranın icadı ile satın alma süreci başlamış oldu. Günümüzde hemen hemen herkesin şikayet ettiği tüketim toplumu olma durumu; aslında bilinçli bir şekilde yaşandığında ve üretim ile desteklendiğinde büyümeyi sağlayacak en önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. İnternetin gelişmesi, e-ticaret sitelerinin açılması ve güvenli   alışverişin sağlanması ile tüketici davranışları da çok daha ölçülebilir hale gelmiştir. Gerek lüks harcama adı altında gerekse ihtiyaçların karşılanması adına yapılan alışverişlerde müşterilerinizin satın alma sürecindeki davranışları; reklam ve pazarlama yönteminizi önemli ölçüde geliştirmeyi sağlayacak bir kaynak. Öncelikle her ürünün satın alınma süreci farklı işlemektedir. Bu bilgi cebimizdeyken diğer adımlara geçelim. Müşterileriniz bir ürünü satın alırken; neden, kimden, ne zaman, nasıl ve ne kadar sorularını cevaplayarak satın alma işlemlerini gerçekleştirmiş olmaktadır. Müşterilerinizin bu adımları atmasında ise en önemli faktör demografik özellikleridir. Müşterinin yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu, medeni durumu, yaşam tarzı, hobileri ya da arzuları sattınız ürünü almaya itecek güçlerdir. Markanızın reklam ve pazarlama stratejilerini belirlerken bu özellikler doğrultusunda bir hedef kitle belirlemeniz gerekmektedir. Aksi halde ürününüzün Müslüman mahallesinde salyangoz satma deyimine uygun olarak değerinin düşmesi yadsınamamaktadır. Müşterinin satın almadan önceki adımları; ihtiyacı karşılamak, seçenekleri sıralamak ve seçenekleri değerlendirmektedir. Sonraki süreç ise sayın alma sürecidir. Bu süreçte ise; satın alma süreci ve ürünü kullanmak ve deneyimleme adımları yaşanmaktadır. Müşteriniz ihtiyacı olan ürünü aradı ve sattığınız ürünü satın aldı ve kullanmaya başladı bile. Bir sonraki süreç ise; ürünü değerlendirme, geri dönüş sağlama ve satın alma sürecini sonlandırmaktır. Yaklaşık 20 yıl öncesine kadar bu adımlar fiziksel mağazalar için uygulanmakta ve ölçülebilirlik düzeyleri oldukça düşük olmaktaydı. Ancak günümüzde e-ticaret sitelerinin marka ile hedef kitleyi doğrudan buluşturması ve bunun yanında yukarıdaki adımların her birinin sayısal değerler ile ölçülebilir olması markanızın büyüme stratejisini belirlemek adına büyük avantaj sağlamaktadır. Bir e-ticaret siteniz var ve hedef kitlenize nasıl ulaşacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Rekabetin bir hayli yüksek olduğu günümüzde dijital pazarlama stratejilerinden yararlanmanız gerekmektedir. Sosyal medya pazarlaması, SEO stratejisi ya da arama motoru reklamcılığı gibi alanlardan destek alarak müşterilerinizle ürünlerinizi çok daha hızlı bir şekilde buluşturabilirsiniz.

Aleyna

Aleyna

içerik editörü olarak görev yapmaktadır. Yıllardır biriktirdiği tecrübesini siteye aktarmaktadır.

Önceki

Finans Alanında Başarılı Olmanın 7 Yolu

Sonraki

Moda Sektöründe Seçebileceğiniz 5 Meslek